Sayfalar

Meydan Okuma

31 Ekim 2012 Çarşamba yazildi.

Meydan Okuma


      Meydan okuruz herkese her şeye. Nedensizce... Meydan okumaya da mı korktuk? Bizi neyle korkutmaya çalışıyorlar ki? Bize bize yeteriz "Korkma!" Çocukken belki de olmayacağını bildiğimiz halde çok şeye belki olur diye meydan okumadık mı? Şimdi bizi ne değiştirdi, niye? Sessiz kalmaya da mı alışıyoruz diğer alıştığımız, sessiz kaldığımız, olmasına izin verdiğimiz birçok şey gibi? Zaman bize çok şey öğretiyor, belki de çok şeyi yanlış öğreniyoruz. Sessiz kaldıkça bir daha böyle bir şey olmaz diye düşünürken bir bakarız ki herkes yapar olmuş. Kendimizi kandırmaktan ibaret olduğunu anlamak için her şey geçmiştir oysa ki. En basitinden yolda giderken yere çöp atan birine kaçımız "Yere çöp atma." dedi?
           Meydan okumak=Risk       Risk=Kaybetme Korkusu       Kaybetme Korkusu=Vazgeçme
Olay bundan ibaret. Oysa ki çocukken;
          Meydan okumak=Risk         Risk=Ben          Ben=Cesaret
Bakın insan büyüdükçe güçleneceğini düşünürken ne kadar da zayıf düşmüş.
        Bu duruma uyacacağını düşündüğüm bir video paylaşacağım bu sefer.


Leyla ile Mecnun Vay Be videosu :




   


Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun

Bayramınız Mübarek Olsun..

26 Ekim 2012 Cuma yazildi.



    Evet evvela bayramınız mübarek olsun.
Bayramlar hani bizi bir araya getirir ya, senede 1, 2 görüyorum dediğim kişilerle görüştüğünüz zamandır. Hani derler ya "Nerede o eski bayramlar?" diye. Açıkçası tabi ki büyüklerden daha iyi bilemeyeceğimizi düşünerek acaba nasıldı, diye düşünmeye başlıyor insan. Bu konu hakkında yeterince bilgim olmadığından dolayı şimdinin bayramlarına gelelim. Bence şimdi de bayramı en iyi şekilde geçirenler vardır. Peki bayram nasıl en iyi şekilde geçer? Bu soru kilit nokta. İnsan kendisi bayramı nasıl tanımlıyor ki, bayramın en iyi şekilde geçmesi için ne yapıyor ki, bayramın güzel geçmesini bekliyor ki? Bayram coşkulu olur. Akraba ziyaretleri ve diğer ziyaretler diğer zamanlara göre hat safhada olur. Ziyaretteki amaç sadece gitmek değilde bayram kutlamak onları görmek en azından senede 2 kere hasbihal etmek. Bu bayramın dilediğiniz gibi, en iyi şekilde geçmesi dileğiyle...

Bayram o Bayram Ola İlahisi..








Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun

Geriye Kalan

24 Ekim 2012 Çarşamba yazildi.



      Geriye ne kaldı ki? Kim ne götürmüş öteki tarafa  da bizim bu boş çabamız böylesine neye? Hayattan bazen boş yere beklentilere girerek zaten zaman kaybı yaşamıyor muyuz?  Zaman kaybı...
     Boş yere geçen zamandan ibaret olan bazen şu hayat. Neye uğraştığımızı bilmeden bazen akışına bırakmak iyi geliyor sebepsizce. İnzivaya çekmeli insan kendini. Kendini dinlemeli. Yaptıklarımız ne kadar doğru ki, insan içinden devam et bu son, bundan bir şey olmaz gibilerine yöneltiyor. Yaptığımız onca yanlış şey arasından bir tane yaptığımız iyilikle yetinmek bize yakışan mıdır? Biz bize yakışanı yapalım gerisi önemli değil. Kendimize neyi yakıştırıyorsak onu yapmalıyız. İnsan içindeki ego sayesinde kendine kötü bir şey yakıştıramaz.
    Yakıştırmamalı zaten. İnsan neden kendine küfür etmeyi yakıştırsın ki? Kendine ağzından hep iyi söz çıkmayı, sözünün dinlenmesini yakıştırır. İyi söz, güzel söz çıksa da yeter.
"Nice şeyler gelir geçer şu avare başa
Kaç kilo çekerdi ki bu bahtsız yaşam
Yine dönmeyelim sakın başa
Bu değildi bana yakışan yaşam"
                                                          Vesselam...




Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun

Kendimiz mi?

15 Ekim 2012 Pazartesi yazildi.



     Kendimizi de tekrar etmeye başladık diğer tekrarlar gibi? Hayatımızı da hep bir tekrar üstüne neden kuralım ki? Bazen farklılıklar gerekir hayatta. Monotonluktan kurtulup farklılıkla coşmak, hayatla iç içe olmak isterdi tabi ki insan. Farklılık olmamasından şikayetçi bir o kadar daha hayatına memnunmuş gibi devam eden bir yaşam tarzını benimsemek... Zamanın gerekli olmaya zorladığı, insanların tembelleşmesini sağlayan bir yaşamdan ne bekleyebiliriz ki? Bu sorunun cevabı böyle yaşayan bir insana sorulamaz tabi ki. İnsan ne kadar engeller ki günümüz şartlarını? Bir bilgisayar sizin her şeyinize yetebilir belki. Bir tıkla her şeyi bulabilirsiniz. E tabi ki insan da otomatikman bunu seçiyor.
       Zamanımızı en iyi şekilde kullanmak dileğiyle Vesselam...



Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun

ZAMANSIZ HAYAL

13 Ekim 2012 Cumartesi yazildi.


                       Öncelikle Hem Edebiyat hem de Telve Grubunun Hocası Emrah AYHAN Hocamıza, Sevgili Blog Okuyucularımıza, Telve Grubu Üyelerine, Telve Okuyucularına, Eyüp Anadolu Lisesi Öğretmenleri ve Öğrencilerine Teşekkürler.... Onlara İthafen Yazılmıştır.
       
     Zaman bizden çok şey mi götürdü? Yoksa biz mi onu har vurup harman savurduk. Çok mu zannettik acaba? Ama biteceğinden emindik.  Doğru kullanamadık belki ama yapmasaydık hala yapma isteği olacaktı belki de. Yapmadıklarımdansa yaptıklarıma pişman olmak daha iyiydi.
  Hiç mi korkmadık ki gelecekten böyle yaşamışız acımasızca geçmişi. Ama öyle gözükmüyor dışarıdan bakıldığında. Belki de bizi acımasızca kullandı yıllar. Bizim bilmemiz yetmiyor muydu bize? Biz bize yetemez miydik yoksa? Hayır yetemezdik zamanın götürdüklerini nasıl unutabilirdik ki? Belki hayallerle süslerdik ya yaşamımızı. Hani A noktasından B noktasına gitmeyi bırakıp uzak diyarlara gitmek istedik ya. Belki de oydu... Evet evet oydu belki de... Hayali bırakıp gerçeğe gelince neden kaldık ki? Ya da o eski şevk, o eski heyecan kalmamıştı üstümüzde. Ya da biz onları unutamamıştık. Neden olmadı ki yapamadık biz bunları. Çok mu iyiydi yaşamımız bu kadar kötüye yönelttik bir de. Zaman dedik. Zamanla düzelir dedik. Aksine zaman yaramızı deşti. Böyle olmasına biz karar verdik amacımız neydi böyle delice şeyler yapmakta.Amaçsızca uğraşmasa mıydık, neyimiz eksikti ki? Uğraşa uğraşa gelmedik mi zaten bu hale? Vesselam...
                                                          


Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun

Kantin mi Baskını?

6 Ekim 2012 Cumartesi yazildi.



        Eyüp Anadolu Lisesine düzenlenmiş olan kantin baskınından okulumuz alnı ak olarak çıkmıştır. Bunu ben yeni öğreniyorum. Lakin haber geçen seneye ait. Eyüp Belediyesinin yaptığı çalışma TRT Haber'e kadar çıkmış. Hatta onu bırakın bizim okul çıkmış. Böyle bir şeyin bizim okula yapılacağını hiç düşünmezdim. Açıkça söylemek gerekirse benim olduğum okulda böyle şeyler olmaz heralde diye düşünürdüm. Ama ben olmadan önce bile olsa böyle bir şey gerçekleşmiş ve sonu güzel olmuş. Eyüp Anadolu Lisesi'nden bahsetmişken biraz kendi düşüncelerimden bahsedeyim. Okulun yeri çok güzel. Halici bahçeden görebiliyorsunuz o kadar yakın. Pierlotiye çıkan teleferik okulun hemen karşısından çıkıyor. Okulun hemen yanında Eyüpspor'un halısahası ve onun yanında bir Camii var. Etrafı sahil. Yakınında ev yok. Çarşıya yakın. Ve Eyüp Sultan'a 5 dk. Okulun yeri dediğim gibi çok güzel. Bir de biz 9'ların yeni tenefüs eğlencesi masa tenisi var. Bakalım daha ne baskınları olur Eyüp Anadolu'da... Baskın videosunu buradan izleyebilirsiniz.







Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun

Telve

3 Ekim 2012 Çarşamba yazildi.


   
     Evet "Telve". Benim çalışacağım ve çalışmak istediğim yer. Kısmetse önümüzdeki hafta çalışmalarına başlayacağım okulun dergisidir Telve. Çok bilmesem de çalışma prensiplerini Telve'ye bir şeyler katma hedefiyle çıktığım bu yolda pişman olmamak ve hedefi başarıyla tamamlama beni mutlu eder. Lakin bundan benim de nasipleneceğimi düşünüyorum. Okulun dergisinde aktif olarak görev alarak sadece dergiye değil kendime de birçok şey katacağımı düşünüyorum. Çok aktif olan, birçok şeyle ilgili olan, yaptığı işlerle daha ilk günlerden oraya girmek istememizi sağlayan bir dergidir Telve. Dediğim gibi İnşallah pişman olmayız bu çıktığımız yolda. Zaten yazmayı seviyorum. Ama okuyan olmadıktan sonra yazmanın da bir anlamı olmuyor.
    Zamanında ilkokuldayken falan dergiye yazım çıkmıştı ama alıntı. Bu sefer aktif olarak çalışmak çok güzeldir. Zaten bir şeyi seviyorsak yapmamız doğrudur. Eğer ki seviyorsak aktif olmak bence gerekir. Sadece bir kenarda, köşede oturup izlemek bize yakışmaz. Bize yakışanı yapmak gerekmez mi? Ben küçüklüğümden beri Türkçe dersini sevmedim açıkçası şu anda da eskiden mi kaldı nedir hala pek sevdiğim söylenemez. Ne bileyim sözel dersleri sevmiyorum ama olmak istediğim meslek onları gerektiriyor. Bir şekilde onları da halletmeye çalışacağım artık. Düşününce sayısal gibisi mi var ama iş konusuna gelince ayrıma düşüyorum. Bakalım nasıl yapacağız. Eşit ağırlık bölümünde bir mesleği kazanıp kendimi başka alanlarda da geliştirebilirim bence. Bakalım onu nasıl yapacağız?
Zamanı iyi kullanmak... Bu ilaç oluyor bazı şeylere. Hatta birçok şeye diyebilirim. Yanında ek bazı şeyler var tabi ki. Bu sefer videoyla bitirmiyorum. Biraz düşünün bakalım ben bana yakışanı yapıyor muyum diye? O zaman belki bir şeyler daha yoluna girer. Size yakışanla yaptıklarınızı bir gözden geçirmenizde faydalı olabilir. Başta ben...



                                                        SON:)

TELVE
   

Fatih ÜNÜGÜR Güncel Blog Sitesi, Dini, Tarih, Webmaster, Futbol, Sağlık, Teknoloji, Dizi ve Film, Program, Eğlence, Oyun




Çeviri